Dingil koptu…

Yayın Tarihi: 29/08/25 07:30
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Ağır ağır Cumhurbaşkanlığı seçim havasına giriyoruz, ama her gün seçim konuşmak zorunda değiliz. Memlekette yolunda gitmeyen bir ton olay var. Bilmem farkında mısınız, şu sıralar basını meşgul eden ciddi suç vakaları var.

Birincisi uyuşturucu. Polis her gün birilerini yakalıyor, ama bu hiç bitmiyor. Varın siz anlayın, bu ülkede ne kadar insanın uyuşturucu kullandığını. İkinci haber kazalar; her gün kaza oluyor ve çoğunda alkollü sürücüler bulunuyor. Polis neredeyse 24 saat araç kontrolü yapsa da kazaların önüne geçilemiyor. Üçüncüsü ve en önemlisi çocuk tacizleri. Geçtiğimiz gün bir Pakistanlı tutuklandı; bir kız çocuğunu yanağından öpmüş. Haberleri çeşitli kaynaklardan okudum. Kimi “kendi kızı zannetmiş”, kimi “çocuk yalan söylüyormuş” diyor. Olacak iş değil. Bu suçlar sadece yabancı uyruklularda görülmüyor; ne yazık ki kendi insanımızdan da çıkabiliyor. Birkaç gün konuşuyoruz, sonra unutuluyor. Son derece tehlikeli ve travmatik buluyorum. Hele tacize ya da tecavüze uğrayan bir çocuğun hayatı boyunca yaşayacağı travmayı ve psikolojik bozukluğu düşünün.

Öte yandan çocuk suçlular da var. Sayıları oldukça fazla. Uyuşturucudan, hırsızlıktan ve şiddetten yargı karşısına çıkmış çok sayıda çocuk bulunuyor. Devletin hızla çözüm bulması gerekiyor, çünkü bunlar çok ciddi konular. Malum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı artık Oğuzhan Hasipoğlu. Sosyal hizmetlere ciddi görevler düşüyor. Bakan henüz yeni, ama iyi bir sosyal hizmetler birimi var. Bu birimi güçlendirmeli ve daha verimli çalıştırmalı.

Yine öte yandan, sapkın davranış sergileyen kişiler de çoğaldı. Sevgilisi tarafından fotoğrafı çekilenler, zorla tecavüze uğrayanlar, tehdit edilen ve tacize uğrayan kadınlar… Toplum olarak siyasetin ve ekonomik krizlerin içinde boğuluyoruz, ama bu haberler medyanın gündeminde usulca yer alıp kaybolup gidiyor.

Kadın doğası gereği erkekten fiziksel olarak daha zayıf. Zaman zaman kadın cinayetleri yaşanıyor ve birkaç gün konu edildikten sonra unutuluyor. Fakat istatistikler ürkütücü tabloyu ortaya koyuyor. Kadın güzelliğinin de kurbanı olabiliyor çoğu zaman. Şu sıralar kadına taciz haberlerini de sık okuyoruz. Bazı olaylarda kadın erkeğe iftira atabiliyor ve bu durum erkeğin itibarını zedeliyor. Soruşturma sonrasında erkek aklansa bile, toplum iddia edilen tacizi hatırlamaya devam ediyor.

Yıllar önce başıma gelen bir olayı anlatayım. Psikiyatrist Mehmet Çakıcı ile bir kız çocuğuna yapılan istismarı konuşurken ben de konuktum. Telefonlar açıldı ve bir kadın isim vererek, “Filanca ünlü iş adamı beni zorla yatağa bağladı ve oğluyla birlikte bana tecavüz etti” diye beyanda bulundu. Telefonlar kilitlendi, kınama haberleri peşi sıra geldi. Olay polise intikal etti ve gerçek ortaya çıktı: Kadın, kendisine tecavüz ettiği iddia edilen adamın sevgilisiydi ve istediğini koparamayınca intikam almak istemişti. Dava kadının aleyhine döndü ve adam aklandı.

Demek istediğim, zaman zaman kadınlar da yalan beyanda bulunabiliyor. Başınıza böyle bir olay geldiyse ciddi bir sıkıntı yaşarsınız. Öte yandan, gerçekten tacize maruz kalan kadınlar da var ve onlara diyecek bir şeyim yok. Ne yazık ki birçok kadın, erkekler tarafından gerçekten tacize uğruyor. Bazıları rezil olmamak için olayı yargıya taşımıyor, polise bildirmiyor ve gizli kalıyor.

Sonuç olarak, seçim ve siyaset konuşmak elbette önemli ama KKTC artık bir suç cenneti hâline gelmiş durumda. Okuyup geçiyoruz belki, ama toplumda derin yaralar açıyor bu işler.

*******************

Günün Sözü:

"Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız; ama bilinsin ki adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız!" 

Aziz Nesin


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları