Ankara ne istiyor siz ona bakın…

Yayın Tarihi: 10/07/24 07:00
okuma süresi: 5 dak.

UBP Kurultayı yazıp yazmama konusunda tereddüt de kaldım ama inanın gündem bu. Kurultayı bu birkaç gün işleyeceğiz. UBP Genel Başkanı Üstel oldukça kalabalık bir partili grubuyla adaylığını ilan etti. Katılmayanlarda vardı ama ağırlıklı bir kurmay ekip Başbakanın yanında yer aldı. Tabii bu UBP’dir neyin ne olacağı hiç belli olmaz.

Alakasız bir yerden gireceğimi sanmayın, ilk önce Tufan hocadan giriş yapmak istiyorum. Tufan hocanın yeri bende çok ayrıdır, severim ve değer veririm. Bu memlekete ciddi hizmetleri geçmiştir geçecektir diye de düşünürüm. Dörtlü koalisyon hükümetini hatırlayın. Ankara ne Serdar Denktaş’ı ne de Cemal Özyiğit’i istemiyordu. UBP-HP hükümeti kurun denildi, ısrarla dörtlü koalisyon kuruldu. Sonra ne oldu peki? Bir Osmanlı kuruşu gelmedi Türkiye’den. Tek kelimeyle Erhürman Hükümeti kendi başına bırakıldı. Ben çok iyi hatırlıyorum, Ankara kanadındaki dostlarımız bize aynen şunu tekrarlıyordu “hükümeti kurarken bize mi danışıldı şimdi başlarının çaresine baksınlar”. Evet Ankara kanadından verilen net mesaj buydu. UBP-HP kurulacağına dörtlü koalisyon kurulmuş ve adeta Ankara ile köprüler atılmıştı.

Sonra ne oldu Özersay Hükümetten çekildi ve hükümet düştü. Özersay hükümetten çekilmeseydi de yine düşecekti çünkü para yoktu. Dörtlü hükümet toplantı üstüne toplantı yaptı ne yapabilirler diye, zor günlerdi ben bunu çok iyi hatırlıyorum.

Devam edelim. Gelelim canım gibi sevdiğim abim Dostum Faiz Sucuoğlu’na. Açıkça kendisine Ankara sizinle çalışmak istemiyor dendi. Kolay değildir böyle şeyler. Ankara sizinle çalışmak istemezse tek başına kalırsınız ve hükümeti idame ettiremezsiniz. Sucuoğlu, UBP kurultayında eşi benzeri görülmemiş bir zafer kazandı, yetmedi UBP’yi neredeyse tek başına iktidar yapacak noktaya getirdi ve seçimlerden büyük bir zaferle çıkardı. Ne oldu peki? Çalıştırmadılar. Ne parti başkanlığı yaptırdılar ne de Başbakanlık yaptırdılar. Sucuoğlu en sonunda istifasını verdi. Seçimle geldim seçimle giderim diyordu halbuki ama öyle olmadı.

Niye yazdım size bunları. Ankara kimi UBP Genel Başkanı kimi Başbakan görmek isterse onu yapar. Demokrasi açısından rahatsız edici bir durum gibi gelebilir ama KKTC gerçekleri de bunlardır. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Üstel arasında çok derin bir dostluk vardır ve Tayyip Bey Ünal Bey’in devam etmesini istiyor. Bu nedenle kim aday olursa olsun sonuç bir şeyi değiştirmeyecektir. Ünal bey kurultayı kazanacak ve yoluna devam edecektir. İster Olgun Amcaoğlu aday olsun ister Kutlu Evren aday olsun ister Hasan Taçoy aday olsun. Hiçbir şey değişmez. Ankara ne istiyor kimi istiyor siz ona bakın.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Başbakan Üstel arasında son gerçekleşen görüşmede Cevdet Bey istikrar vurgusu yaptı ve açık bir şekilde Ünal Üstel’i desteklediklerini ilan etti. Bunu herkesin net bir şekilde görmesi ve anlaması gerekiyor. Önce siyasi istikrar ardından da ekonomik istikrar gelir dedi Cevdet Bey. Ne demektir bunun Türkçesi; “biz Ünal Üstel’i destekliyoruz yani istikrarı, Ünal Bey ile devam edildiği sürece de parayı akıtmaya devam edeceğiz ki bu da ekonomik istikrardır.” Evet böyle dedi Cevdet Bey.

Şimdi 20 Temmuz geliyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan gelecek ve ne mesajlar verecek kimlerle görüşülecek neler yapılacak bekleyip göreceğiz. Film 20 Temmuz’da kopacak. Evet bugün Olgun Amcaoğlu istifa edip adaylığını açıklayacak. Bildiğimiz kadarıyla olay bu. Yazımı yazarken UBP içindeki kaynaklarım bana böyle bir şeyin olmayacağını söylediler. Bekleyip göreceğiz.

Sonuç olarak demem o ki siz Ankara ne diyor kimi istiyor ona bakın. Çünkü gerisi gerçekten teferruat.

****************

Günün Sözü

“Ben sensiz de yaşarım ama seninle bir başka yaşarım.”

Cemal Süreya


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları