SAĞLIK
okuma süresi: 11 dak.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ile mücadele etmenin yolları

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ile mücadele etmenin yolları

Obsesif Kompulsif Bozukluk belirli temalar etrafında gelişen sürekli ve takıntılı düşünceler ile bu düşünceleri yatıştırmak için yapılan davranış veya ritüeller içeren psikiyatrik bir rahatsızlıktır.

Yayın Tarihi: 04/12/23 11:40
okuma süresi: 11 dak.
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ile mücadele etmenin yolları
A- A A+

1. OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB) NEDİR?

Obsesif Kompulsif Bozukluk belirli temalar etrafında gelişen sürekli ve takıntılı düşünceler ile bu düşünceleri yatıştırmak için yapılan davranış veya ritüeller içeren psikiyatrik bir rahatsızlıktır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk, yani OKB, Dünya Sağlık Örgütü'ne göre yetişkinlerin 40'ta birini, çocukların 100'de birini etkileyen ve ciddiye alınması gereken bir durumdur. Sadece OKB ile mücadele edenleri değil, bu kişilerin yakınlarını da etkileyen oldukça zorlayıcı semptomlar ile bilinir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), farklı biçimlerde ortaya çıkabilir ve takıntılar ile kompulsiyonlardan oluşabilir. Takıntılar, sürekli tekrarlanan düşünceler, görüntüler veya dürtülerdir ve genellikle kontrol edilemezler.

Kişide korku, iğrenme veya huzursuzluk hissi bırakabilen OKB takıntıları ayrıca, ciddi anksiyete ve panik ataklara yol açan içsel düşünceler şeklinde de ortaya çıkabilir.

Kompulsiyonlar, kişinin takıntıları tarafından tetiklenen düşünceler veya hisleri "düzeltmek" veya “geçirmek” için yaptığı davranışlardır. Örneğin, evden çıkarken kapıyı kilitleyip kilitlemediğinden asla emin olamayan, dönüp sıkça kapıyı kontrol etmesi gereken kişinin kendini yatıştırması için kapı kilidini kontrol etmeye gitmesi, kilidin fotoğrafını çekmesi gibi davranışlar kompulsiyon örnekleridir.

Obsesif kompulsif belirtileri yalnızca takıntılar değildir, bu takıntıları yatıştırmak için sergilenen kompulsiyonlar da gündelik yaşamı oldukça olumsuz etkileyebilen ve yaşam kalitesini düşürebilen eylemler olabilmektedir. OKB’nin belirtilerini ve OKB ile mücadele edenler için yardımcı olabilecek başa çıkma stratejilerini bu yazımızda konu aldık.

2. OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB) BELİRTİLERİ

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tipik olarak istenmeyen düşünce ve korkuların (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışları (kompulsiyonlar) içeren bir rahatsızlıktır.

Takıntılı düşünceler ve bunları dindirmeye çalışan kompulsiyonlar kişinin günlük aktivitelerinde önemli sıkıntılara neden olur.

OKB genellikle belirli temalar etrafındaki semptomlarla kendini belli eder. En sık görülen belirtiler temizlik ve bulaş korkusu, agresif düşünceler ve paranoid düşünceler içerir.

Obsesif kompulsif bozukluk çoğunlukla hem obsesyonları hem de bunlara karşılık yapılan kompulsiyonları içerir. Ancak kişide sadece obsesyon belirtileri veya sadece kompulsiyon belirtileri de olabilir.

A. OBSESYON BELİRTİLERİ

Obsesyonlar (takıntılar) tekrarlanan, sürekli ve istenmeyen düşünceler, dürtüler veya kaygı ve korkuya neden olan görüntülerdir. Obsesif düşünceleri akla getirmemeye çalışarak veya kompülsiyonlar geliştirerek bu düşünceleri yatıştırmaya çabalamak da OKB’ye özgü davranışlardır.

Obsesyonlar genellikle şu konular ile ilgilidir:

  • Mikrop bulaşması veya kirli olma korkusu
  • Şüphe ve belirsizliğe tahammül etmekte zorlanma
  • Düzen ve simetri
  • Kontrolü kaybetme, kendine veya başkalarına zarar verme korkusu
  • Agresif veya korkutucu düşünceler

B. KOMPULSİYON BELİRTİLERİ

Kompulsiyonlar, OKB’li kişinin yapmak zorunda olduğunu düşündüğü tekrar eden davranışlardır.

Bu tekrarlayan davranışlar veya düşünceler, obsesyonlara bağlı anksiyeteyi azaltmaya veya kötü bir şeyin olma ihtimalini engellemeye yöneliktir. Kompulsiyonları yerine getirmek kişiyi mutlu etmez, yalnızca obsesyonların yarattığı kaygıyı yatıştırır ve rahatlama sağlar.

Obsesyonlar beraberinde kompulsiyonlar getirir, çünkü kaygıyı kontrol etmeye yardımcı davranışlar geliştirilmelidir. Ancak bu davranışlar oldukça aşırı ve akla yatmayan davranışlardır ve gerçekle ilişkilendirilemez.

Kompulsiyonlar genellikle şu konular ile ilgilidir:

  • Tekrar tekrar el yıkamak, ellerin yıkamaktan tahriş olması
  • Kapıyı kilitlediğinden emin olamayıp sürekli kontrol etme ihtiyacı
  • Ocağı kapatıp kapatmadığından emin olmak için tekrar tekrar kontrol etmek
  • Bir söz, dua, kelime veya sesi sürekli olarak içinden veya sessizce tekrar etmek
  • Evde eşyaları bir simetriye göre dizme

Obsesif kompulsif belirtilerin düzeyini ölçen Türkçe “Obsesif Kompulsif Bozukluk Testi”ni Hiwell’de ücretsiz ve online olarak çözebilirsiniz.

3. OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB) İLE MÜCADELE

Obsesif kompulsif bozukluk ciddi bir psikiyatrik rahatsızlıktır ve birçok süregiden takıntılı düşünce kişinin gündelik yaşamını büyük ölçüde sekteye uğratabilir. OKB için çözüm önerileri temel olarak iki yaklaşım ile mümkün olabilmektedir: ilaç kullanımı ve psikoterapi desteği. Kişinin durumunun ciddiyeti ve şiddetine göre, tek başına ilaç kullanımına da başvurulabileceği gibi, etkili ve kalıcı bir mücadele süreci için psikoterapi desteği de alınabilir. Ancak kalıcı fayda için kısa bir süre değil uzun bir sürece ihtiyaç duyulduğunu unutmamak gerekir.

A. PSİKOTERAPİ / PSİKOLOJİK DESTEK

Obsesif kompulsif bozukluk için en etkili psikoterapi yaklaşımlarının bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve maruz bırakarak tepki önleme (ERP) terapileri olduğu görülmüştür.

Psikoterapi kişinin takıntılı düşüncelerini yatıştırmaya çalışmadan, yani kompulsiyonlara başvurmadan, kendi farkındalığını geliştirerek ve obsesyonlar ile yüzleşerek başa çıkması, bu problemler ile yüzleşerek kalıcı şekilde takıntılarından kurtulmasını sağlayabilmektedir.

Obsesif düşüncelerle yüzleşmek her zaman çok kolay bir süreçte gerçekleşmeyebilir, ancak kimi zaman zor gelebilen yüzleşmeler ile psikoterapi sürecine devam ederek bu düşüncelerin üstesinden gelmek mümkündür. Online terapi sürecine başlamak isterseniz https://www.hiwellapp.com adresinden Hiwell Online Psikoterapi Platformu’nun uzman klinik psikologlarını görüntüleyebilirsiniz.

B. İLAÇ KULLANIMI

OKB şiddetli olduğu durumlarda psikoterapi kişinin semptomlarını yatıştırmakta yeterli olmayabilir ve ilaca başvurmak gerekebilir. Obsesif kompulsif bozukluk için reçete edilen başlıca ilaçlar antidepresanlar yani SSRI’lar (seçici serotonin geri alım inhibitörleri) beyindeki serotonin düzeylerini artırarak semptomları hafifletmeyi amaçlar.

Antidepresanların etki etmesi ve OKB semptomlarını gözle görülür şekilde azalması için kimi zaman 2-3 ay geçmesi gerekebilir. İlaç kullanımına bir uzman gözetiminde genellikle en az 12 ay boyunca devam etmek önerilmektedir. Olası yan etkileri ve yoksunluk semptomlarını önlemek amacıyla ilaç kullanımı kademeli olarak azaltılarak bırakılmalıdır. Kullanım sırasında semptomlar artarsa ilaç dozajı yine bir uzmana danışarak artırılabilmektedir.

4. OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB) İLE BAŞA ÇIKMAK İÇİN 4 ÖNERİ

Obsesif kompulsif bozukluk ile yaşamak bazen oldukça zor olabilir. Obsesyonlarla mücadele etmek için başvurulan kompulsiyonlar kişinin yaşam kalitesini daha da düşürebilir, sorumluluklarında aksamalara, huzursuzluk ve yoğun kaygı semptomlarına yol açabilir. Ancak bazı yöntemleri hayata adapte ederek OKB ile başa çıkmak, daha iyi hissetmek mümkün olabilir:

OKB ile başa çıkmak bazı semptomlar için kolay uygulanabilir olabilmesine rağmen bazı durumlar ile başa çıkmak oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Bunun süregiden bir mücadele olduğunu kabul edip kimi zaman sekteye uğramayı kabul edilebilir saymak önemlidir.

1- KAYGI VERİCİ DÜŞÜNCELERİNİZİ KABUL ETMEYE ÇALIŞIN

Aniden gelen rahatsız edici düşüncelere kabullenici olmak elbette zor bir süreç gerektiriyor. Ancak obsesif düşünceler ötelenip yok sayılmaya çalışıldıkça, düşüncelerin yine geleceği endişesiyle yaşadıkça kişide daha fazla stres yaratabilir. Takıntılı düşünceler ile savaşmak ve onları kendinden uzaklaştırmaya çalışmaktansa bu düşüncelere verilecek doğru cevaplar olmadığını kabul etmeye çalışın.

2- KOMPULSİYONLARINIZI FARK ETMEYİ DENEYİN

Takıntılı düşünceleri dindirmek için yaptığınız “rahatlatıcı” kompulsiyonları tanıyın ve bunları neden yaptığınızı keşfetmeye çalışın. Kompulsiyonlar uzun süredir yapılıyor ise bunları fark etmek ve neden yaptığınızı anlamak daha zor olabilir.

Takıntıları ve rahatsız edici düşünceleri bastırmak için yapılan kompulsiyon davranışlarının bazı özellikleri şunlardır:

  • Mantıklı gelmese de yapma ihtiyacı duyarsınız.
  • Eylemi yerine getirememek yoğun stres ve kaygı yaratır.
  • Bir yandan yapmak istemeseniz de kendinizi yine de yaparken bulursunuz.
  • Yapmaktan utanç ve sıkıntı duysanız da yapmaya devam edersiniz.
  • Eylem üzerinde giderek daha çok vakit harcarsınız.

3- EGZERSİZ YAPIN VEYA FİZİKSEL AKTİVİTELERDE BULUNUN

Obsesif kompulsif bozukluğun yarattığı kaygı ve stres ile baş etmede egzersiz yapmak harika bir seçenektir. Fiziksel aktivitelerde bulunmak aniden gelen davetsiz düşüncelerden uzaklaşarak bedene ve diğer başka uyaranlara odaklanmayı sağlayabilir.

Rahatsız edici düşünceler tabii egzersiz yaparken de gelebilir ancak düşüncelerin yoğunluğu genellikle daha azdır, kişinin bu esnada kabullenme ve baş edebilme gücü daha fazladır.

4- UYKUYU ÖNCELİKLENDİRİN

Her ne kadar kaygı verici düşünceler geceleri uykularınızı kaçırıp ertesi güne az enerjiyle başlamaya sebep olabilse de, OKB ile mücadele ederken iyi bir uyku gereklidir. Geceleri uyku kaçıran rahatsız edici düşüncelerle savaşmak için bir uyku rutini oluşturup daha iyi bir uyku çekmek için şu önerileri deneyebilirsiniz:

  • Uyku zamanının geldiğini bedeninize hatırlatacak uyku rutinleri oluşturun.
  • Mavi ışığa maruziyeti uykudan 1-2 saat öncesinde kesin veya azaltın.
  • Uyku getirdiği bilinen çaylar tüketin veya bir uzmana danışarak melatonin takviyesi alın.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.