Süleyman Ergüçlü 71 yaşında
İlk tanıdığımda bütün ciddi görünümüne rağmen eğlenceli ve esprili karakteri birdenbire kendisini sevmeme neden olmuştu. Yıllarca, hatta bugün bile bu duygularım aynı şekilde devam etti.
90’ların ortasıydı. Büyük bir ideal olarak hem Türkçe hem de İngilizce içeriğe sahip Kıbrıs İletişim Merkezi – Cyprus Communication Center adı altında bir internet gazetesi kurdu. İsmi KimGazet, yani Kıbrıs İletişim Merkezi gazetesiydi. Bu, tarihin ilk Türkçe internet gazetesidir. 1994–1995 yıllarına bakarsanız, internette Türkçe yayınlanan başka hiçbir gazete yoktur; bu da belgelenmiştir. Süleyman Ergüçlü böyle ileri görüşlü bir insandı.
Hayatımda tanıdığım için çok mutlu olduğum az sayıda insandan birisidir. Çocukları, eşi ve biz; neredeyse her günü yoğun bir şekilde birlikte 8–9 yılımızı geçirdik. KimGazet’in tek çalışanıydım. Bir süre sonra KimGazet’i tamamen bana devretmişti. Bu arada, Reuters Haber Ajansı muhabirliğinin yanında Kıbrıs Gazetesi’nin de yazı işleri müdürüydü. Ülkede bir büyük ropörtaj yapılacaksa ancak ve ancak o yapardı. Dönemin bir gazeteci olarak önemli isimlerinin başındaydı. Kıbrıs Gazetesi'nde de birlikteydik. Mehmet Ali Akpınar yönetiminde birlikte çalışıyorduk.
Bir süre sonra, bazı nedenlerle Süleyman abi oradan ayrılma kararı aldı. Hiç beklemeden, aynı gün ben de onunla birlikte ayrıldım. Bu, bir vefa ve sevginin borcu olmalıydı. Ardından, yıllar önceye ait ve hala ne onun ne de benim alamadığımız alacaklarımızın olduğu (ki ben helal ettim) Halkın Sesi Gazetesi'ne geçtik. O, genel yayın yönetmeniydi; ben ise onun için o günlerde her gün 8-10 sayfa hazırlıyordum.
Üzerinden yıllar geçti. Bu arada biz KimGazet’i çıkarmaya devam ettik. Elbette, yavaş yavaş önce Türkiye’de sonra başka ülkelerde başka Türkçe internet gazeteleri de çıkmaya başlamıştı; şartlar da bunu gerektiriyordu. Allah rahmet eylesin, merhum Mehmet Ali Akpınar’ın ardından o genel yayın yönetmeni, ben de ekonomi ve başka bazı sayfaların editörü olarak yeniden Kıbrıs Gazetesi’ne döndük.
Burada bahsettiğim Kıbrıs Gazetesi’ni şimdiki Kıbrıs Gazetesi’yle karıştırmamak gerekir. Bugünkü yeni bir ekip ve yeni bir gazete. Sözünü ettiğim gazete, 80’lerin sonunda inanılmaz bir güçle doğan, merhum Asil Nadir’in gazetesiydi. Yıllarca bu gazetede çalıştık. Süleyman Ergüçlü ve benim; Asil Nadir'le ilgili 5 tane de çok nadir hatıramız oldu. Her ikisine de bu hatıraları kendileri vefat etmeden önce yazmayacağıma dair söz vermiştim. Hala yazmadım.
*
2003 yılında, artık KimGazet’in alternatifleri oluşmuştu. Ben de başka işlerimde yoğundum ve yayını durdurduk. Ama tarihteki yerini çoktan almıştı. Adresi www.cypruscenter.com’du; o da artık tarihin anlamlı sayfalarında yerini aldı.
Sonra yıllar geçti. Ara sıra Süleyman Ergüçlü ile görüşmeye devam ettik. O, BRTK’nin yönetim kurulu başkanı iken; ben, Yayın Yüksek Kurulu’nun koordinatörüydüm. Yayın Yüksek Kurulu koordinatörlüğü görevi için de bana çok şey öğretmişti. Hatta meclis eski başkanlarından ve vekillerimizden olan, YYK'nın da kurucu başkanı olan merhum Oğuz Ramadan Korhan ile beni tanıştıran da kendisidir. VE daha nice insanı tanımama neden oldu.
Süleyman Ergüçlü, hayatıma çok dokunuş yaptı ve onu her zaman çok sevdim. Tam emekliliğinin ardından yıllarca Lefkoşa’nın önemli simalarından biri olarak hayatını sürdürdü. Büyük Han’ın müdavimiydi. Lefkoşa sokaklarının fotoğraflarıyla tanığı oldu.
Yıllar geçti… Son kez Büyük Han’da ayaküstü karşılaştık. Çok sıkı sarıldık ve ona hissettiğim sevgiyi bütün içtenliğimle apansız söyledim. İyi ki de söyledim. Ondan da aynı sözleri duymak beni çok mutlu etmişti. “Hadi görüşürüz” diye ayrılırken göz göze bakıştık. Bir süre bakıştık ve öyle ayrıldık. Unutmadım bir andır.
Sadece iki gün sonra Süleyman Ergüçlü’yü kaybettik.
Her doğum gününde mutlaka konuşurduk. 25 Ağustos onun doğum günüydü. Kara Yusuf’un, yani Kaptan Yusuf’un oğlu olarak dünyaya gelmişti. Hayatının ilk bölümünü Lefkoşa’nın ünlü Polis Sokağı’nda geçirmişti.
Zaman zaman politik arenada göründü. Yazdığı yazılarla, güçlü kalemi ve şahane İngilizcesiyle topluma çok şey kattı. Daha sonra Karpaz eşekleriyle ilgili çok tatlı paylaşımlar yaptı. Hatta kitap yazdı.
Onu hep gülümseyen yüzü, bütün kriz anlarındaki sakinliği, sağduyulu ve rasyonel düşüncesiyle çözüme yönelmesi; herkese karşı sevgi ve sükunetle yaklaşmasıyla hatırlıyorum. Hep güzelliklerle hatırlıyorum.
Süleyman Ergüçlü 1954 yılında doğmuştu. Bugün onun 71. doğum günü. Doğum günleri unutulmamalı. Onu buradan rahmetle anıyorum. Ama doğrusu hiç düşünmezdim; bir gün Süleyman abimi rahmetle anacağımı.

Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.