NE VAR BU DAVRANIŞTA

Uzm. Gelişim Psikoloğu Nisan ERKAN
nisan.erkan@kibrispostasi.com
Uzm. Gelişim Psikoloğu Nisan ERKAN

Gelişim Zihniyeti: "Henüz Yapamıyorum" Demenin Gücü

Yayın Tarihi: 29/08/25 07:30
okuma süresi: 7 dak.

16 yaşındaki Eren, matematik ödevi için saatlerdir çalışıyor ama soruları bir türlü doğru çözemiyor. Sonunda kalemi masaya fırlatıp, "Ben bu işi yapamıyorum" diye yakınıyor. Annesi yanına gelip sakin bir sesle, "Yapamıyorum deme, sadece henüz yapamıyorsun" diyor. Bu sözlerle Eren yeniden denemeye koyuluyor.

Birçoğumuz benzer senaryoları deneyimlemişizdir: Bir şey ilk seferde olmadığında içimizi bir bırakma hissi kaplar. Peki ya pes etmek yerine, "Henüz yapamıyorum" diyerek devam etmeyi seçsek nasıl olur?

Gelişim Zihniyeti Nedir?

Biz bu yaklaşıma gelişim zihniyeti (growth mindset) diyoruz. Gelişim zihniyeti, yetenek ve zekâ gibi özelliklerin doğuştan sabit olmadığını, çabayla gelişebileceğini kabul eden bir bakış açısıdır. Bu düşünce yapısına sahip kişiler, zor bir işle karşılaştıklarında "Yapamıyorum" deyip köşeye çekilmek yerine daha çok çaba sarf eder, yeni yollar dener ve hatalarından ders çıkararak ilerlerler. Onlar için başarı veya beceri, şans işi değil; zaman içinde sabır ve çalışmayla geliştirilebilen bir sürecin sonucudur.

Bu bakış açısının tam ortasında "henüz" kelimesi yatar. Herhangi bir konuda "Bunu yapamıyorum" demek yerine "Bunu henüz yapamıyorum" demeyi alışkanlık haline getirmek, insanın kendine gelişime açık olduğunu hatırlatır. Bu ufak sözcük, başarısızlığı ve hataları bir son nokta olmaktan çıkarıp, öğrenme sürecinin doğal bir parçası haline getirir. Nitekim her engelin yeni bir şey öğrenmek için bir fırsat olduğunu fark edince, kişi karşılaştığı zorlukları tehdit olarak görmek yerine merdivende birer basamak olarak görmeye başlar.

Anne-Babalarımıza: Çaba, Hata ve Örnek Olma

Çocuklar, etraflarındaki yetişkinlerin sözlerinden önce davranışlarına bakarak öğrenir. Bu yüzden bir çocuğun "pes etmemeyi" öğrenmesinin ilk adımı, evde bunu görmesidir. Eğer siz en ufak aksilikte pes ediyorsanız, çocuğunuz da öğrendiği ve normalleştirdiği şekilde ilk engelde pes edecektir.

Model olun: Uzmanlar, çocuğa gelişim zihniyeti kazandırmanın en iyi yolunun ebeveynin bu tutumu bizzat örneklemesi olduğunu belirtiyor. Siz bir başarısızlıkla karşılaştığınızda hemen pes etmez, çözüm ararsanız, "Zor da olsa denemeye devam et" mesajını çocuğunuza vermiş olursunuz. Örneğin akşam yemeğinde kendi yaptığınız bir hatayı ve ondan ne öğrendiğinizi paylaşırsanız, çocuğunuz da hatalarını saklamak yerine onlardan ders çıkarmayı öğrenecektir.

Çabayı övün, sonucu değil: Çocuğunuz bir başarı gösterdiğinde, sonuçtan çok o sonuca ulaşmak için harcadığı emeği vurgulayın. "Ne kadar zekisin" veya "Harikasın, hiç yanlış yapmamışsın" yerine "Bu iş için gerçekten çok emek verdin, pes etmedin" gibi sözler seçmeniz, çocuğunuzun da süreç odaklı olmasında büyük katkı sağlar.

Hataları normalleştirin: Yanlış yapmanın öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu çocuğunuza sık sık hatırlatın. Bir sorunla karşılaştığında hemen onun adına müdahale etmek yerine, biraz kendi kendine çözmesi için fırsat tanıyın. Bırakın biraz hayal kırıklığı yaşasın; çoğumuz hatalar yaparak en iyi şekilde öğrenmez miyiz? Hafif bir başarısızlık, daha iyisini yapma motivasyonunu artırabilir; sorunları kendi başına çözmek de özgüvenini geliştirir. Son olarak, çocuğunuzla beraber "Bu sefer olmadı ama bundan ne öğrendin?" sorusunun cevabını arayın.

Uygun meydan okumalar verin: Kolay başardığı bir işin ardından, sonraki adımda biraz daha zorlu bir görevi denemesi için onu teşvik edin. İlk başta çekinse bile, zoru denedikçe kendine güveninin arttığını göreceksiniz.

Gençlerimiz İçin İpuçları

Büyüme zihniyeti sadece ebeveynlerin desteklemesi gereken bir şey değil; gençlerimiz de bu bakış açısını kendileri için kullanabilirler. Zor bir soruyla karşılaştığınızda veya yeni bir beceri öğrenirken "Ben yapamıyorum" diye düşünmek yerine, aşağıdaki yöntemlere bir şans verin:

Hatalarınızı kucaklayın: Bir şeyi yanlış yaptığınızda, bunu utanılacak bir şey olarak görmek yerine, her hatanın yeni bir öğrenme fırsatı olduğunu hatırlayın. "Ben bu hatadan ne öğrendim?" sorusunu kendinize sorun. Bu bakış açısı merak duygunuzu artırırken, problem çözme becerinizi de geliştirecektir.

Geri bildirim isteyin: Arkadaşlarınızdan, öğretmenlerinizden veya aile bireylerinden yaptığınız işle ilgili görüş istemekten çekinmeyin. Bazen başkalarının gözü, bizim göremediğimiz şeyleri fark eder. Örneğin, matematik proje ödevinizde bir yanlış olduysa, arkadaşınıza "Sence nerede hata yapmış olabilirim?" diye sorun ya da öğretmeninizden geri bildirim talep edin. Yapıcı eleştiriler sizi daha iyisine ulaştırmak için bir anahtardır.

İlerlemenizi kutlayın: Sadece büyük başarılar için didinmek yerine, küçük ilerlemelerinizi de fark edin. Örneğin geçen ay öfkenizi yönetemeyip bağırdığınız bir konuda, bu hafta daha ılımlı olabildiyseniz, bunu kendiniz için kutlayın. Küçük kazanımları görmek ve kutlamak, size istikrar kazandırır ve kendinize olan inancınızı güçlendirir.

Sonuç

"Gelişim zihniyeti" bir okul başarı sırrı olmanın ötesinde, hayat boyu işe yarayan bir tutum ve psikolojik dayanıklılık becerisidir. Bu anlayışı gündelik yaşamınızın bir parçası haline getirdiğinizde, sadece daha başarılı olmakla kalmaz, aynı zamanda karşılaştığınız zorluklara karşı daha esnek ve dirençli hale gelirsiniz.

Elbette zaman zaman hepimiz yorulup pes etmeyi düşünürüz. İşte tam da o anlarda içinizdeki sesi fark edin ve deyin ki: "Henüz başaramadım ama biraz daha çalışırsam başaracağım." Göreceksiniz, bu söz sadece bir teselli değil, sizi içten içe güçlendiren bir inancın ifadesidir.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.