AB parlamento seçimi ve tutulmayan sözler

Yayın Tarihi: 27/05/24 07:00
okuma süresi: 4 dak.

Kıbrıslı Türklerden çok şey bekleniyor.

Bu beklenti, “yapabileceklerini yapmamak” anlamında değil.

Örneğin, Kıbrıs sorunu, Kıbrıslı Türkler, en kritik zamanlarda, çözüm adına gereğini yaptı, karşılık bulamadı.

Yine, yeni, yeniden, her denemede, tekrardan beklentilere karşılık verdi, yine olmadı, sebepleri malum.

Türkiye ile ilişkiler, Türkiye sevgisi, saygı ve bu çerçevede bir ilişki için tarih boyunca özen gösterdi.

Türkiye’yi yönetenlerden ayrı tutarak, sevgi, saygı, destek merkezli, hep sığınacak bir liman gördü.

Bu hala böyle, ama bazı zamanlar da yaşanan kırıcı, incitici adımlar, üzücü, hele bazı Kıbrıslı Türklerin, Türkiye’ye alınmaması, tek taraflı bir kırgınlık yaratıyor, hiçbir Kıbrıslı Türk, Türkiye için güvenlik tehdidi olmaz, olamaz.

Kıbrıslı Türklerden, bu hassas ilişki için hiç kırılmaması, üzülmemesi, her şey normalmiş gibi karşılaması bekleniyor.

Elbette, bu tür yanlış adım örnekleri çoğaltılabilir, başka konularda, başka örnekler verilebilir.

Yazının girişinde dedim ya, Kıbrıslı Türklerden çok şey bekleniyor.

Yine, Kıbrıslı Tükler ve AB ilişkilerinde de durum aynı.

Önce beklenti yükseltiliyor, sonra adımlar gecikiyor, geri duruluyor, sonra tek taraflı beklentiler oluşuyor.

Altını çizmekte fayda var, içine kapanık, kendi halinde yarım yamalak, bir avuç toplum.

Tek dert, bütün dünya ile iletişim kurmak, ilişki içinde olmak.

Bu var olmak için, kendini anlatmak, her alanda gelişmek için şart.

En başta Türkiye, tabi ki Kıbrıslı Rumlar, AB gibi devasa bir Pazar, Türk ve İslam devletleri, geniş platformlar, Gambiya’dan, Avusturalya’ya, ABD’den, Yunanistan’a, ulaşabileceğimiz her yere, her alanda, gitmek, ilişki geliştirmek, en büyük, en önemli politik mücadele olmalı.

Kimse taraf olmak zorunda değil, ya da illa ki bir tarafla daha çok ilişki kurmaya çalışmak öncelik yapılmamalı.

Bu tür adımlar mutlaka ki tek taraflı atılmaz, ilerlemez.

İstekli, sürükleyici, Kıbrıslı Türkler olmakla beraber, motive edici, cesaretlendirici karşılık da, karşı taraflardan gelmeli.

AB, Kıbrıslı Türklere karşı daha istekli olmalıdır.

AB, Kıbrıs Cumhuriyetini, yani güney Kıbrıs’ı, adadaki sorun çözülmeden üyeliğe kabul etmekle, tarihi bir hata yaptı.

Sorunun çözümsüzlüğüme katkı koydu.

Kıbrıslı Türklerle ilişkileri yükseltmek adına gereken girişimleri yapmadı, beklentileri yerine getirecek hamleleri de hızlandırmıyor.

Bilindiği gibi, Avrupa Komisyonu, Yeşil Hat Tüzüğü, Mali Yardım Tüzüğü ve Kıbrıslı Türkler ile Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nü gündeme getirdi.

Yeşil Hat Tüzüğü ve Mali Yardım Tüzüğü yürürlüğe girmesine rağmen, Doğrudan Ticaret Tüzüğü ki çok önemli bir adımdır, hayatidir, Kıbrıslı Rumların vetosu ile uygulanmıyor.

Bu ilişki önemlidir, AB için de her ortam da, her platform da, Kıbrıslı Türkler yer almalıdır.

AB parlamentosunda, Kıbrıslı Türklerin sesinin olması da önemlidir.

Bu sebeple, 9 Haziran 2024’de yapılacak olan, Avrupa Parlamentosu seçimini, adaylar içinde Türklerin de olmasını önemsiyorum.

Bununla beraber, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde gözlemci üye olması, milletvekillerinin AKPA da komite toplantılarında bulunması da değerlidir.

Bütüne bakacak olursak, her alanda, her yerde olmamız, temsil edilmemiz önemlidir.

Önemlidir, ancak yeterli değildir, dışa açık, tüm imkanları, hatta imansızlıkları deneyen, zorlayan bir vizyon geliştirmek, en zoru fakat en geçerli olanıdır.

Kıbrıslı Türklerin, bunu tek başına ve tek taraflı bir çaba ile yapamayacağı da bir gerçektir.

Bu çabaya da karşılık verilmesi gerekiyor.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları